MשStLo√∑
c:// system rooT
ADMİN
REP GÜCÜ 65518
Online
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 40348
www.KGenclik.com
|
 |
« : 02 Haziran 2008, 11:33:05 » |
|
Allah’a giden yolların rehberi, iki cihanda mutlu olmanın sırlarının göstericisi, Sevgili Peygamberim. Canım Resulüm, Bu satırlarda Sana olan sevgimi anlatmayı çok isterim ama bunun hakkını verememekten korkuyorum. Düşünüyorum… Acaba diyorum; acaba sevgim anlatılacak kadar kuvvetli değil mi? Yoksa bu sevgiyi anlatacak kadar kuvvetli kelimeler mi bulamıyorum? Seni övecek kadar güzel sözler yoktur yeryüzünde. Seni görmeden sevmek, Sana görmeden hayran olmak, Seni hiç görmeden özlemek, ey Allah’ın Resulü ne güzel duygular bunlar Yüreğimde Sana beslediğim sevgi ve hayranlık kelimelere ve sayfalara sığacak bir şey değil, bunun için yüreğimi açıp göstermem lazım. Kim bilir belki de Sana olan sevdamı eksik anlatmaktan korkuyorumdur? Sevgiliye mektup yazmak düşüncesi içimi titretiyor. Çok heyecanlıyım… Ey güzel Resul, Sana mektup yazma cesaretini gösterdiğim için bağışla beni. Sana layıkıyla hitap edememekten çekiniyorum. Hoşgörüne sığınarak yazıyorum bu yazıları. Mektubumun ve Sana yazılmış bütün mektupların, maneviyatta Sana ulaşacağından eminim. Küçük bir çocukken, yüreğimdeki sevgi toprağına minik bir gül fidanı ekmiştim. O fidanla büyüdüm. Fidana güç veren, Sana olan hayranlığım ve özlemimdi. Bana güç verende Senin Ümmetinden olmamdı. Ben Senden asırlar sonra dünyaya gelmiş, Senin ümmetinden müslüman bir kızım. Bu mektubu Sana teşekkür etmek için yazıyorum.
Gönlümün Sultanı; Sen dünyaya gelmeden önce yani cahiliye devrinde kadınlar insan yerine konmuyordu. Kadınların ne söz hakkı nede yaşama hakkı vardı. Kız çocukları birer utanç sebebiydi. O devirde kadın olmak çok zordu. Aylarca karnında taşıdığı, kanıyla canıyla beslediği ve bin bir türlü sıkıntılarla dünyaya getirdiği o küçücük, narin, hassas kız bebeğini, sabırla, şefkatle, sevgiyle büyüttükten sonra babasına teslim etmek… Diri diri toprağa gömülmesine seyirci kalmak… Düşüncesi bile ne korkunç Belki o baba içinde zordu, küçücük, cilveli ve nazlı bakışları toprağa gömmek. İçi gidiyordu belki… Ama başının dik gezmesi için bunu yapması gerekiyordu. Ölümden kurtulan kız çocukları da mal gibi alınıp satılıyordu. Aşağılanıp hor görülüyordu.
Sultanım; İncinmiş, küçük düşürülmüş, ruhen ve bedenen çökmüş, gözü yaşlı kadınların kurtarıcısı, insanlığın ve alemlerin efendisi Sen geldin Sen geldin Ya Resurullah. Rahmetini, adaletini, sevgini, bereketini saçarak geldin. Dünyayı ve insanlığı şereflendirdin.
Gül kokulu Efendim, Senin gelişinle kadınların kaderi değişti. Kız çocukları, büyüdüklerinde kötü yola düşer korkusuyla diri diri toprağa gömülmekten kurtuldu. Evlilikten boşanmaya kadar hayatlarının her alanında söz sahibi oldular. Eğitim almaya başladılar. Mirastan pay aldılar. En önemlisi de korkmadan doğum yapmaya başladır. Bebeklerinin ellerinden alınmayacağını bilerek çekmeye başladılar doğum sancılarını. Korkunun ve acının yerini tatlı bir heyecan ve merak aldı. Doğumdan sonra içleri sızlayarak ölüme gideceği günün hayaliyle kucakladıkları kız bebeklerini, Senin gelişinle büyüdüğünün hayalini kurarak kucakladılar. Senin gelişinle analar bir başka sarıldılar kızlarına.
Alemlerin Sevgilisi; Nasıl şefkatli bir baba olunacağını, nasıl sevgi dolu bir eş olunacağını, Senin gelişinle öğrendi insanlık, Seninle öğrendi ‘Kadınlar, siz erkeklere Allah’ın bir emanetidir’ diyerek, bizleri birçok zorbalıktan korudun. Bütün bu güzel hediyelerle de yetinmedin. ‘Cennet anaların ayakları altındadır’ diyerek kadınları öyle büyük makamlara çıkarttın ki….
Kadınların canına can kattın, Senin sayende toplumda bir birey olarak yaşamaya başladık. Kadınlar Sana canlarını borçlu Ey Güzel Nebi. Allah’ın kadınlara dünyada verdiği en büyük nimetsin Sen. Rabbimin Sevgilisi Peygamberim, Batı medeniyetleri bile İslam dininden öğrendiler kadın haklarını.
Sana bütün kadınlar adına teşekkür ederim adı güzel kendi güzel peygamberim. Kuru bir teşekkürün yeterli olmadığını biliyorum. En güzel teşekkür yolu, dünya hayatımızın süsü olan çocuklarımıza Seni anlatarak büyütmek olacak. Senin sevgini, onların o küçücük yüreklerine yerleştirmektir teşekkürün yolu. O minik gönüllere gül fidanları dikmektir teşekkürün yolu. Senin sünnetini yaşamaktır teşekkürün yolu. Sana bütün yüreğimle bir kere daha teşekkür ederim.
Ey Sevgililerin Sevgilisi, Seni canımdan da çok seviyorum. Nasıl sevmeyeyim Seni? Bu canı zaten Sana borçluyum. Hem güzellerin en güzeli olan Allah’ın emridir Seni sevmek. Seni bütün benliğimle seviyorum. Ve bu sevgi üzerine ölmeyi diliyorum Rabbimden…
Ey Gönüllerin Gülü, Senin zamanında yaşayıp, ashabının içini ısıtan, onlara güven veren merhametli, sevgi dolu bakışlarını, nurlu yüzünü, görmeyi çok isterdim. Ashabının yüreklerini titreten o nazlı sesini bir kere duymak için her şeyi yapardım. Ey güllerin Sultanı, Sana gönlümü verdim. Sana aşkların en büyüğü ile bağlım. Bir kerecik olsun gelir misin rüyalarıma ey Can? Bir kere gelip süsler misin rüyalarımı? Rüyalarımı olsun şereflendir gül kokulum. Günah kuyusundayken elimden tutar mısın? Yalnızlığımı unutturur musun? Şefkatine, merhametine çok ihtiyacım var. Özledim Seni cennet kokulu Peygamberim. Hem Can hem Canansın, Sen ümmetinin her şeyisin.
Gönlümün Efendisi, Mahşer günü bana da şefaat gösterip, elimden tutup sancağının altına alman dileğiyle….. Gül kokulu, Gül Peygamberim, Sana selam ve salat olsun…. Esselamu aleyküm...
|