Hükümet Sözcüsü Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklamada, toplantının, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Gazze’de meydana gelen olaylar sebebiyle yapmış olduğu çalışmalar ve görüşmelerle ilgili bir değerlendirme toplantısı şeklinde geçtiğini belirtti.
Olaya müdahil olunmasının birinci sebebinin insani açıdan olduğunu, gerçekten orada bir insanlık dramının yaşandığını, içler acısı bir durumun olduğunu, olanların bütün medyada görülebildiğini belirten Çiçek, ”Burada insanların feryatları var, elinde imkanı olan herkesin bu dramın sona erdirilmesi noktasında bir çabanın, gayretin içerisine girmesi gerekiyor. Türkiye bu çabalarıyla insani görevini yerine getirmektedir. Evvela Türkiye olarak çabalarımızın birinci nedeni insani açıdandır” dedi.
İkinci olarak konuya ilgi duyulmasının nedeninin Türkiye’nin bir bölge ülkesi olması olduğunu ifade eden Çiçek, şöyle konuştu:
”Bölgemizde meydana gelen her olumsuz gelişme gerçekten hem bölgenin istikrarına hem de dünya barışına olumsuz katkı vermektedir. Bunun için bu bölgedeki tüm ülkelerle ilişkilerini en üst düzeyde ve en iyi şekilde sürdüren Türkiye olarak, böylesine bir insanlık dramının bir an evvel sona erdirilmesi noktasında bir sorumluluk duyuyoruz. Sorumluluğumuzun gereği olarak da Sayın Başbakanımız, Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere her kademede konunun bir an evvel bu acıklı durumun ortadan kaldırılması noktasında çabalar sürdürülmektedir.”
YARIN MECLİS’TE GÖRÜŞÜLECEK
Cemil Çiçek, ”Bu konunun TBMM’de de ele alınmasını arzu ediyoruz. Bu nedenle yarın İçtüzüğün verdiği bir imkanı kullanarak hükümet olarak konuyu TBMM’nin gündemine getireceğiz. Sayın milletvekillerimize ve gruplarımıza bu konuda bilgi verilecek. Böylece siyasi partilerimizin de bu konuya fikri katkıları Meclis’te gündeme gelmiş olacaktır, dolayısıyla bu konu Meclis’te ele alınacak demektir” dedi.
‘BARIŞ GÜCÜNE ASKER GÖNDEREBİLİRİZ’
Çiçek, ”Pek çok senaryo dile getiriliyor. ‘Ateşkes sağlansın’ deniliyor. Eğer bölgede barış gücü oluşturulsa Mehmetçiğin bölgeye gitmesine Hükümetimizin bakış açısı nedir?” sorusuna şu yanıtı verdi:
”Barışa katkı sağlayacaksa… Türkiye, dünyanın birçok ihtilaflı bölgesine asker göndermiştir. Çünkü Türkiye’nin geleneksel dış politikası; hem yurt içinde hem de yurt dışında ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh.’ Türkiye, barıştan yana samimiyetini ispat etmiş ülkedir. Eğer böyle bir katkı olacaksa Türkiye buna ‘hayır’ demez. Akan kanın durması, Türkiye’nin tek başına çabasıyla neticelenecek husus değil. İnanıyoruz ki birçok ülkenin, birçok devletin, bu konuda bir çok toplumun en başta da sivil toplumun… Orada insanlar hayatını kaybediyor, birçok yaralı var. Dolayısıyla tüm dünyanın; hükümetler veya sivil kuruluşlar bazında konuya ilgi gösterip acil konunun ortadan kaldırması lazım.”
